Türkiye Cumhuriyeti

T.C. Riyad Büyükelçiliği

Bilgi Notları

Suudi Arabistan Ekonomisi, 05.09.2008

Arap ülkelerinin toplam gayrisafi milli hasılalarının yaklaşık %’ni üreten Suudi Arabistan, Ortadoğu bölgesinin en büyük ve önemli ekonomilerinden biridir. Genel hatlarıyla bakıldığında, Suudi ekonomisinin %57.4’ünü sanayi sektörü (petrol/gaz %41.9 – imalat %10.1 – inşaat %5.4), %38.6’sını hizmet sektörü, %4’ünü ise tarım sektörü oluşturmaktadır. Yüksek seyreden petrol fiyatları neticesinde Suudi Arabistan’a ait ekonomik ve malî veriler olumlu bir görünüm arzetmektedir.

Suudi Arabistan ekonomisine ilişkin bazı önemli bilgiler, konu başlıkları itibariyle aşağıda sunulmuştur. Suudi Arabistan’a ilişkin güncel ekonomik/mali verileri görmek için
tıklayınız.

A)  Suudi Arabistan’ın Dünya Ticaret Örgütü’ne üyeliği:
SA’nın 1993 yılında başlayan  Dünya Ticaret Örgütü’ne üyelik süreci çerçevesinde, Türkiye, 2003 Şubat ayında SA ile “DTÖ Pazara Giriş Protokolü”nü imzalanmıştır.

SA’nın DTÖ üyelik sürecinde son önemli engeli teşkil eden “SA-ABD Pazara Giriş Anlaşması” ise 9 Eylül 2005 tarihinde Vaşington’da imzalanmıştır. Sözkonusu anlaşma uyarınca, SA pazarlarının, Amerikan tarım ve imalat sanayi ürünleri ile bankacılık, telekomünikasyon, enerji, nakliyat ve otelcilik gibi sektörlerdeki Amerikan firmalarına daha fazla oranda açılması öngörülmüştür.ABD ile imzalanan “pazara giriş anlaşması” ile birlikte SA, tüm DTÖ üyeleri ile ikili temelde yürüttüğü müzakereleri tamamlamıştır.

SA-DTÖ katılım müzakereleri ise 11 Kasım 2005 tarihinde tamamlanmış, katılıma ilişkin hukuki belgeler DTÖ Genel Konseyi tarafından onaylanmış ve SA, 11 Aralık 2005 tarihinden itibaren DTÖ’nün 149. üyesi olmuştur.

DTÖ üyeliği çerçevesinde ve GATT (General Agreement on Tariffs and Trade), GATS (General Agreement on Trade in Services) ve TRIPS (Trade-related Aspects of Intellectual property Rights) hükümleri ile uyumlu olarak, SA’nın verdiği taahhütler/tavizler özetle aşağıda sunulmuştur:

DTÖ kuralları ile bağdaşmayan her türlü tarife dışı engel kaldırılacaktır. Bununla birlikte, SA, kamu ahlakı, sağlığı ve ulusal güvenlik çıkarlarını dikkate alarak, bazı mal ve/veya hizmetlerin ihracat veya ithalatına sınırlama getirebilecektir. İthalatı yasaklanan mal/hizmet listeleri her yıl en az bir kez gözden geçirilecektir (Alkol, pornografi ve domuz eti ürünlerine ek olarak, 65 kalem malın daha SA’ya girişine müsaade edilemeyeceği Suudi yetkililerce açıklanmıştır).

Ulusal ve yerli yatırımcılara eşit muamele ilkesi SA tarafından kabul edilmiştir (Bununla birlikte, eskiden olduğu gibi, yabancı şirketler kurumlar vergisine tabi olurken, Suudi şirketleri “Zekat” adı altında vergilerini ödemeye devam edeceklerdir. Kara taşımacılığı gibi büyük oranda Suudi vatandaşı istihdam edilen bazı sektörlerde ise devlet korumacılığı sürecektir.)

SA, tarımsal ürünleri için herhangi bir ihracat teşviği uygulamayacaktır.

“Natural Gas Liquids/NGL” üretimi ve/veya dağıtımı yapan Suudi firmalar, normal ticari koşullar tahtında faaliyet göstereceklerdir.

Fikrî mülkiyet hakları ve gıda güvenliği ile insan, hayvan ve bitki sağlığına ilişkin DTÖ anlaşmaları, üyelik ile birlikte SA tarafından tamamıyla uygulanacaktır.

MALLAR: 10 yıllık uygulama süreci sonunda, SA’nın uyguladığı gümrük vergisi oranı, tarımsal ürünlerde ortalama %12,4’e, tarım dışı ürünlerde ise %10,5’e indirilecektir (Tarım dışı ürünlerin yaklaşık %11’i SA’ya gümrüksüz ithal edilecektir). Gümrük vergilerinin %92,6’lık kısmı DTÖ üyeliği ile birlikte nihai düzeyine indirilmiş olacak, kalan bölümü ise, 2008/2010  sonuna kadar ve her şart altında 2015’ten geç olmamak üzere öngörülen düzeylere çekilecektir. Tarım ürünü ithalatında en yüksek gümrük vergileri tütün ve hurmaya, tarım dışı ürünlerde ise kereste, demir ve çeliğe uygulanacaktır.

HİZMETLER:

 

Sigortacılık ve bankacılık: Yabancı sigorta şirketleri ve bankalar, Suudi Arabistan’da doğrudan kendi şubelerini açabileceklerdir. Yerel bir ortakla “anonim şirket” (joint stock company) şeklinde kurulan sigorta şirketleri veya bankalarda ise yabancı hisse payı maksimum ` olabilecektir (bu oran daha önce %49 ile sınırlıydı). SA’da halihazırda farklı düzenlemeler altında faaliyet gösteren yabancı sigorta şirketleri ve bankalar ise, faaliyetlerine, üç yıl içerisinde, yukarıda belirtilen iki kuruluş türünden birini seçmek suretiyle devam edebileceklerdir. Öte yandan, yabancı aracı kurumların ve finansal danışmanlık kurumlarının da SA’da faaliyet göstermesin izin verilmiştir.

 

Telekomünikasyon: Kamu telekomüniskasyon hizmetleri anonim bir şirket tarafından üstlenilecektir. DTÖ üyeliğinden sonraki 3 yıl sonunda, telekomünikasyon sektöründe (temel telekomünikasyon hizmetleri ve katma değerli telekom hizmetleri) yabancı ortakların hisse payının üst sınırı ise %70’e kadar çıkarılmış olacaktır.


Not:
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) tarafından oluşturulmakta olan gümrük birliği kapsamında, KİK üyesi ülkeler arasındaki ticarete konu mal kalemlerinin %85’inin halihazırda ya gümrüksüz ya da %5 gümrükle SA’ya ithal edildiği; SA’nın DTÖ yükümlülükleri çerçevesinde tarım dışı ürünler için öngörülen gümrük vergisi düzeyinin ise %10.5 olması nedeniyle, KİK ülkelerinden ithal edilen malların büyük bölümünde gümrük indirimin sözkonusu olmayacağı belirtilmektedir.

B) Petrol:
Petrol fiyatlarındaki her bir dolarlık artış, Suudi Arabistan’a yıllık ortalama 2 milyar Dolarlık ek kaynak sağlamaktadır.  OPEC içindeki günlük üretim kotası günlük 9,099 milyon varil olan Suudi Arabistan, halihazırda günlük ortalama 9,5 milyon varil fiili üretim yapmakta olup, 1,5 milyon varillik yedek üretim kapasitesini de muhafaza etmektedir. Üretim kapasitesinin 2010 yılına kadar, 50 milyar Dolar yatırımla, 12,5 milyon varile (fiili+yedek) çıkarılması yönünde çalışmalar sürmektedir.

C) Öngörülen yatırımlar:   
Suudi Arabistan Hükümeti’nin mevcut ekonomi politikasında, gerek yeni istihdam olanakları yaratmak gerek petrol gelirlerine olan bağımlılığı azaltmak amacıyla, petrol dışı sektörlerdeki büyümeyi artırmaya özel önem verilmektedir.

2020 yılına kadarki uzun vadede, petrokimya, doğalgaz, elektrik, su arıtımı, telekomünikasyon gibi önemli sektörlerde SA tarafından hayata geçirilmesi öngörülen yatırım projelerinin toplam maliyetinin  613 milyar Dolar (2.3 trilyon SA Riyali) olacağı tahmin edilmektedir. Sözkonusu yatırım projeleri çerçevesinde; 140 milyar Dolar'ın altyapı, 92 milyar Dolar'ın petrokimya, 88.9 milyar Dolar'ın elektrik ve su, 60 milyar Dolar'ın telekomünikasyon, 53.3 milyar Dolar'ın turizm, 50 milyar Dolar'ın doğalgaz, 28.3 milyar Dolar'ın tarım, 10.7 milyar Dolar'ın bilgi teknolojileri ve 10 milyar Dolar’ın eğitim ile ilgili projelere tahsis edileceği belirtilmektedir.

D) İnşaat sektörü:
Yüksek seyreden petrol fiyatlarından elde edilen gelirin etkisiyle, SA’daki inşaat sektörü, 2003 yılında %8, 2004 yılında %9 oranında büyümüştür. Sözkonusu büyüme, hızı yavaşlamış olmakla birlikte devam etmektedir.

İnşaat sektöründeki büyümenin itici gücünü, çok büyük ölçüde, SA Hükümeti ve belediyelerince başlatılan geniş ölçekli altyapı projeleri oluşturmaktadır.

Kral Abdullah Ekonomi Şehri:
Cidde'nin 150 kilometre kuzeyindeki, Kızıldeniz kıyısındaki Rabigh şehrinde yapımına başlanacak ve SA’da bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük özel sektör yatırımı özelliğini taşıyacak olan ''Kral Abdullah Ekonomi Şehri'' (King Abdullah Economy City) projesi, 20 Aralık 2005’te kamuoyuna tanıtılmıştır.
Suudi ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) firmalarının oluşturduğu ortak bir konsorsiyumun üstlendiği, 100 milyar SA Riyali (26.6 milyar ABD Doları) tutarındaki sözkonusu projenin, 35 kilometrelik kıyı şeridindeki 55 milyon metrekarelik bir alanı kapsayacağı; 2.6 milyon metrekarelik, dünyada bugüne kadar inşa edilen en geniş deniz limanının yanısıra; sanayi şehri, üniversite ve okulların yeraldığı eğitim alanı, finans adası, dinlenme alanları, oteller ve yerleşim alanları ile, Hac döneminde 500 binden fazla hacı adayına hizmet verebilecek bir havalimanı terminalinden oluşacağı açıklanmıştır.

İnşaat sektöründeki büyümeye paralel olarak artan çimento talebini karşılayabilmek üzere, çimentoya uygulanan gümrük vergisi, 2005 Mayıs ayında %20’den %5’e düşürülmüştür. 2006 Şubat ayında alınan bir kararla da, KİK üyesi ülkeler dışından ithal edilecek çimentoya uygulanan %5'lik gümrük vergisinin tamamen kaldırıldığı açıklanmıştır.

E) Borsa:
Suudi Arabistan borsasına (Tadawul) kayıtlı şirketlerin toplam piyasa kapitalizasyonu 500 milyar Dolar’ın üzerindedir. Diğer taraftan, Suudi borsasında hisseleri işlem gören şirketlerin sayısı da artmaktadır. Nitekim, Suudi borsasında, 2005 yılı Mart ayından itibaren, KİK üyesi ülke firmalarının hisse senetleri de işlem görmeye başlamıştır. Son olarak,
Suudi Sermaye Piyasası Kurumu, 18 Temmuz 2005’te, borsa aracı kurumlarına da faaliyet lisansı verilebilmesi için gerekli koşulları açıklamış ve böylece, ticari bankaların bu alandaki tekelini kaldırmıştır. Öte yandan, SA’da mukim yabancılara, “initial public offerings”ler hariç, SA borsasında yatırım yapma imkanı da 2006 yılı başı itibariyle getirilmiştir.

F) Yerli sermaye:
Yerli sermayenin ülkeden çıkışının önüne henüz tam olarak geçilebilmiş değildir. Ülke dışında 600 milyar ilâ 900 milyar Dolar arasında Suudi sermayesi bulunduğu tahmin edilmektedir. SA'daki 85 bin aileye ait olan bu meblağın `'ı ABD, %30'u Avrupa, geriye kalanı ise diğer ülkelerdedir. Tahminlere göre Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerin vatandaşlarının ise ülkeleri dışında toplam 1 trilyon  200 milyar  Dolar cıvarında sermayesi bulunmaktadır. Bunun %59'u Suudi Arabistan, "'si Birleşik Arap Emirlikleri, %12'si Kuveyt vatandaşlarına aittir. Ülke dışında tutulan Suudi sermayesinin %35 ilâ %40'ının hisse senedi, %15'inin bono ve tahvil, %10'unun banka mevduatı, geri kalanının risk sermayesi şeklinde  değerlendirildiği tahmin edilmektedir.

G) Yabancı sermaye:
Suudi Genel Yatırım İdaresi (SAGIA), ülkedeki yatırım ortamını yerli ve yabancı sermayedarlar için daha cazip kılmak yönündeki gayretlerini, 2004 yılında ilan edilen 5 yıllık bir plan çerçevesinde artırmaktadır. Sözkonusu planda, enerji, ulaştırma ve bilgi-iletişim teknolojileri öncelik verilecek üç temel sektör olarak saptanmıştır. Ayrıca, 2005 Haziran ayında, SAGIA ile 17 Bakanlık ve devlet kuruluşu arasında ayrı ayrı imzalanan protokoller ile yabancı yatırımcıların Suudi Arabistan’da karşılaştıkları güçlüklerin ortadan kaldırılması hedeflenmiştir. Bu çerçevede, örneğin, OECD ülkeleri yatırımcı ve işadamlarının, davet mektubu olmaksızın, Suudi Arabistan’ı ziyaret edebilmelerinin önü açılmıştır.

2000 yılında yürürlüğe giren Yabancı Sermaye Yasası, “negatif liste”de yeralan sektörler hariç, tüm sektörlerde yatırım yapma olanağı sağlamaktadır. Yasa ile, Suudi bir ortağa sahip olunmaksızın %100 yabancı sermayeli şirket kurma olanağı sağlanmıştır. Ayrıca, bu tür şirketlere, kendi personelini Suudi kefile ihtiyaç duymaksızın yurtdışından getirebilme şirket faaliyetleri ve çalışanlarının ikameti için emlak edinebilme ve ulusal firmalara tanınan teşviklerden yararlanabilme hakkı tanınmıştır. Şirket gelirleri serbestçe ülke dışına transfer edilebilmektedir. %100 yabancı sermaye ile gerçekleştirilecek projeler için, Suudi Sınai Kalkınma Fonu’ndan kredi temini imkanı da bulunmaktadır.

2003 yılında kabul edilen yeni Vergi Yasası ile de yabancı şirketlere uygulanan kurumlar vergisi  oranı %20’ye düşürülmüştür. (Yerli şirketler kurumlar vergisinden muaf olup, %2,5 oranında zekat vermektedirler).

2005 yılına kadarki dönemde ülkeye gelen yabancı sermayeye kümülatif olarak bakıldığında, SA’ya en fazla yatırım yapan ülkeler, 265 projede 9,4 milyar Dolar’la ABD; 35 projede 4,6 milyar Dolar’la Japonya; 84 projede 3,21 milyar Dolar’la Birleşik Arap Emirlikleri olmuştur. Öte yandan, 2005 yılında SA’daki Japon yatırımlarında ciddi bir sıçrama yaşanmıştır.  Japonya’nın, 23,2 milyar Dolar yatırımla, 2005 yılında SA’ya en fazla yatırımın yapan ülke konumuna geldiği SAGIA Başkanı tarafından açıklanmıştır. 2005’in ilk üç çeyreğinde ise, 2004’ün aynı dönemine göre, yatırımlar "3 oranında artmıştır.

H) Gayrimenkul edinimi:
SA
Gayrimenkul Yasası uyarınca, gerek şahıs gerek şirket bazındaki yabancı yatırımcılar, Suudi Arabistan’daki faaliyetleri için lisans aldıkları kuruluşun onayı ile, lisanslı faaliyetleri için gerekli olan gayrimenkule sahip olabilirler. Bu hak, yatırımcının bizatihi kendisinin ve çalıştırdığı işçilerin konaklama ihtiyaçlarının karşılanması amacına matuf gayrimenkul edinimini de kapsamaktadır. Edinilen gayrimenkul, başka şahıs/firmalara kiralanabilir.Bununla birlikte, satın alınacak arazi/bina ve yapılacak inşaatın maliyeti dahil olmak üzere, sözkonusu yatırım projesinin toplam bedelinin 30 milyon Suudi Arabistan Riyali’nden (8 milyon ABD Doları) az olmaması gerekmektedir. Edinilen gayrimenkulün mülkiyeti -fiyat spekülasyonlarını önlemek amacıyla- beş yıldan önce devredilememektedir. Öte yandan, yabancı yatırımcıların Mekke ve Medine’de gayrimenkul edinmeleri mümkün olmamakla birlikte, bu şehirlerde yenilenebilir iki yıllık süreler için gayrimenkul kiralamaları imkanı bulunmaktadır.

I) Tahkim:
2005 Aralık ayında düzenlenen “The International Chambers of Commerce-Saudi Arabia” (ICC-Saudi Arabia) toplantısında, uluslararası ticari ihtilafları sonuçlandırmak amacıyla, Suudi Uluslararası Hakemlik Komisyonu'nun (Saudi International Arbitration Commission - SIAC) kurulduğu açıklanmıştır. Toplantıya, Paris'te kaim ICC Uluslararası Hakemlik Mahkemesi'nin Başkanı Robert Briner de iştirak etmiştir. Briner, SA’nın Dünya Ticaret Örgütü'ne üye olmasıyla birlikte, uluslararası boyutları olan ticari ihtilafların yaşanma ihtimalinin de artacağını ve SIAC'ın bu çerçevede önemli bir işlev üstleneceğini ifade etmiştir. ICC-Saudi Arabia Başkanı Khalid Juffali ise, Paris'teki ICC Uluslararası Hakemlik Mahkemesi'nin uyguladığı hakemlik programını benimseyeceklerini bildirmiştir.

Not: Türkiye’deki Suudi ve Suudi Arabistan’daki Türk yatırımları ile ilgili uyuşmazlıkların çözümü, iki ülke arasında 2006 Ağustos ayında imzalanan “Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması” hükümleri çerçevesinde düzenlenmektedir. Bununla birlikte, sözkonusu anlaşma, her iki taraftaki onay süreçlerinin devam etmesi nedeniyle, henüz yürürlüğe girmemiştir.

İ) Bankacılık ve sigortacılık:
Suudi Arabistan’ın Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) üyeliği ile birlikte, yabancı sigorta şirketleri ve bankalara, Suudi Arabistan’da doğrudan kendi şubelerini açabilme imkanı getirilmiştir. Yerel bir ortakla “anonim şirket-joint stock company” şeklinde kurulan sigorta şirketleri veya bankalarda ise yabancı hisse payı maksimum ` olabilecektir (bu oran daha önce %49 ile sınırlıydı).

2005 Kasım ayında, 10 yabancı bankaya SA'da faaliyet gösterme ve şube açma izni verildiğini açıklanmıştır: BNP Paribas, J.P.Morgan, Deutsche Bank, National Bank of Kuwait, National Bank of Bahrain, Emirates Bank, Bank Muscat, Gulf International Bank, State Bank of India, National Bank of Pakistan.

SA'da halihazırda faaliyet gösteren 11 Suudi bankasından 7'si yabancı ortaklı olup, sözkonusu bankalardan "Saudi-British Bank", "Saudi-Hollandi Bank", "Banque Saudi-Fransi", "Arab National Bank" ve "Saudi-American (SAMBA) Financial Group"taki yabancı sermaye payları halihazırda %31 ilâ %40 arasında değişmektedir. Yabancı ortaklı diğer iki banka konumundaki "Al Jazira Bank"ta İran, Pakistan ve Mısır'lı ortakların toplam payı %5.83; "Saudi Investment Bank" taki Amerikan ve Japon sermayesi ise %10 düzeyindedir. ("National Commercial Bank", "Riyadh Bank", "Al-Rajhi Corporation" ve "Al-Bilad" Bank ise %100 Suudi sermayeli bankalardır).

Not: Bankacılık gibi mali sektörlerde yatırım yapmak isteyen yabancı şirketler, lisans başvurularını SA Merkez Bankası’na (Saudi Arabian Monetary Agency – SAMA) yapmalıdırlar.
2005 yılında, toplam sermayesi 660 milyon Dolar olan 13 yabancı sigorta şirketine (İngiltere, Almanya, İsviçre, Japon, Hindistan, Hollanda, ABD, Bahreyn, Lüban, Ürdün ve Fransa merkezli) Suudi Arabistan’da faaliyet göstermeleri için gerekli lisanslar Suudi Arabistan Yatırımlar Genel İdaresi (SAGIA) tarafından verilmiştir. Halihazırda sigortacılık sektöründe pazar hacminin 1 milyar Dolar’ın üzerinde olduğu, ancak, yabancı işçiler için de sağlık sigortası zorunluluğunun tam olarak hayata geçmesiyle, bu hacmin 2009 yılına kadar 4 milyar Dolar’a ulaşacağı tahmin edilmektedir.

J) Özelleştirme:
2002 yılında Suudi Yüksek Ekonomik Konseyi tarafından açıklanan özelleştirme  stratejisi çerçevesinde, telekomünikasyon, sivil havacılık, demiryolları, otoban, liman ve havalimanı işletmeciliği, deniz suyu arıtımı, posta hizmetleri, elektrik, su ve belediye hizmetleri gibi alanların da dahil olduğu 20 temel sektörde, çeşitli yöntemlerle özelleştirme ve halka arz faaliyetlerinin başlatılmasına Suudi Bakanlar Kurulu’nca karar verilmiştir. Sözkonusu özelleştirme faaliyetleri için gereken toplam yatırımın yaklaşık 900 milyon Dolar olduğu tahmin edilmektedir. Diğer taraftan, gelecek 10 yıl zarfında 800 milyar Dolar'lık özelleştirme faaliyeti öngörüldüğü yönünde basına haberler yansımaktadır.
Özelleştirme ve halka arz faaliyetleri kapsamında; Suudi Elektrik Şirketi, Suudi Madencilik Şirketi, Suudi Telekomünikasyon Şirketi ile banka ve petrol rafinerilerindeki devlet hisselerinin yanısıra, en büyük Suudi şirketleri arasında başı çeken petrokimya devi SABIC’deki (Saudi Basic Industries Corporation) kamu hisselerinin bir kısmının halka arzı başlamıştır.

K) İstihdam:
22.6 milyon toplam nüfusa sahip SA’da sayıları 6 milyonun üzerine çıkan yabancı işçiler, aktif işgücünün neredeyse %70’lik bölümünü oluşturmaktadır.

İşsizlik(2005 sonu itibariyle)

% 6.9 (kayıtlı iş arayanların sayısı 114,138)

Kamuda istihdam edilen Suudi sayısı

712,835

Kamuda istihdam edilen yabancı sayısı

70,441

Kamuda toplan istihdam

783,276

Kamuda istihdam artış hızı

%2.62

Özel sektörde istihdam edilen Suudi sayısı

623,465

Özel sektörde istihdam edilen yabancı sayısı

4,738,823

Özel sektörde toplam istihdam

5,362,288

Aktif ve kalifiye işgücü içerisinde Suudi vatandaşlarının oranının artırılmasını hedefleyen ve toplam 230 meslek kategorisini kapsyan “Suudileştirme” programı uygulanmaya devam edilmektedir.

L) Turizm:
1679 adet arkeolojik, 143 adet tarihî ve 184 adet İslamiyet dönemine ait mekana ev sahipliği yapan SA’da, iç turizmin geliştirilmesi yönündeki çabalar bağlamında,  2020 yılına kadar sektörün 1.5 ila 2.3 milyon arasında Suudiye istihdam sağlaması hedeflenmektedir. Suudi Arabistan'ın turizm amaçlı olarak da ziyaret edilmesine olanak sağlayacak “turist vizesi" itasına yönelik hazırlıklarda ilerleme kaydedildiği ve gerekli protokollerin SA İçişleri, Dışişleri ve Hac Bakanlıkları ile SA Turizm Yüksek Komisyonu arasında imzalandığı; konuya ilişkin düzenlemelerin yakın zaman içinde tamamlanmasının öngörüldüğü
SA Turizm Yüksek Komisyonu Genel Sekreteri Prens Sultan Bin Salman tarafından 2006 başında açıklanmıştır.

M) Ülke ve ülke gruplarına göre dış ticaret: ABD, ülke bazında, Suudi Arabistan’ın en büyük ticaret ortağı olmayı sürdürmektedir.

Diğer taraftan, AB ülkeleri, bir bütün olarak ele alındığında, SA’nın en büyük ticaret ortağı haline gelmektedir. SA-AB ticaret hacmi artış eğilimini sürdürmektedir. Suudi Arabistan’ın AB’ye ihracatında petrol ve ürünleri ilk sırayı alıken, AB’nin Suudi Arabistan’a ihracatında, makine ve ekipmanları başı çekmektedir. AB ülkeleri ile Suudi Arabistan arasındaki ticarete ilişkin güncel rakamlara ulaşmak için tıklayınız.

2005 yılında, Suudi Arabistan'ın, ithalat ve ihracat bazında ve ayrıca ticaret hacmi bakımından ana ticaret ortaklarının listesini görmek için tıklayınız.

Suudi Arabistan’ın, 2003 yılı itibariyle KİK üyesi ülkelerle ticaret hacmi ise 7,7 milyar Dolar olmuştur. Birleşik Arap Emirlikleri, KİK içinde Suudi Arabistan’ın en büyük ticaret ortağıdır (SA’nın ihracatı 2.6 milyar Dolar, ithalatı 930 milyon Dolar). Birleşik Arap Emirliklerini, Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Oman izlemektedir. (Güncel rakamlar mevcut değildir).

 

Genel planda bakıldığında, AB verilerine göre, 2005 yılında SA'nın en büyük 10 ticaret ortağı ve bu ülkelerin Suudi Arabistan’ın dış ticaretindeki payları sırasıyla şöyledir:   AB (!.3), ABD (%16), Japonya (%14.5), Güney Kore (%8), Çin (%7.3), Singapur (%4.1), Tayland (%2.3), Bahreyn (%2), Güney Afrika (%2), BAE (%1.6)  Not: Türkiye %1.2'lik payla 15. sıradadır. 
 

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticarete ilişkin rakamsal veriler aşağıda sunulmuştur: (milyon ABD Doları)

 

Yıl

İhracat

İthalat

Hacim

Denge

2000

373.7

951.4

1325.1

-577.8

2001

500.7

 729.7

1230.3

-229.0

2002

535.3

 788.0

1323.3

-252.8

2003

738.7

 967.9

1706.5

-229.2

2004

770

 1230

2000

-460

2005

1130

 1891.8

3021

-761.8

2006

1046

 2250.8

3297

-1204.8